Uygulamada bazı işverenler, işçinin ücretini bordroda asgari ücret olarak gösterirken kalan kısmı elden ve kayıtsız şekilde ödemektedir. Bu uygulama hukuka aykırıdır. İş sözleşmesi fiilen daha yüksek bir ücret üzerinden kurulmuş sayılır ve kıdem tazminatı hesabında esas alınması gereken ücret, işçinin gerçek ve fiilen aldığı ücrettir.
Kıdem tazminatına hak kazanılması için işçinin aynı işverene bağlı olarak en az bir yıl çalışmış olması ve iş sözleşmesinin kanunda öngörülen nedenlerle sona ermesi gerekir. Bu şartlar mevcut olduğu sürece, ücretin bir kısmının elden ödenmiş olması kıdem tazminatı hakkını ortadan kaldırmaz.
Elden ödenen ücretin tespiti ispat konusudur. Tanık beyanları, banka hareketleri, yazışmalar, işyeri uygulamaları ve emsal çalışan ücretleri dikkate alınarak mahkeme tarafından gerçek ücret belirlenebilir. Yargıtay uygulamasında, gerçek ücretin ispatlanması halinde kıdem tazminatının bu ücret üzerinden hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.
Sonuç olarak, ücretin asgari ücret üzerinden gösterilmesi işçinin haklarını ortadan kaldırmaz. Gerekli koşulların bulunması ve gerçek ücretin ispatlanması halinde, kıdem tazminatı gerçek ücret esas alınarak talep edilebilir.


